Veeeee geziyorum
![]()
Evet sonunda başarmıştım… Bu giriş nekadar yerine uydu bilmiyorum ama gerçekten başardım. Yaklaşık çok gündür (Kaç gün oldu bilmiyorum şimdi hesaplayamam
) dışarı çıkamıyordum şyle kafamı toplamak, can sıkıntımı geçirmek için. Bugun sabah hastaneye gittim ve bu durumda dikişlerinizi alamayız diyince tepem attı
Eve gelir gelmez (10:30) telefona sarıldım. 2. denememden sonra müsait bi arkadaşımı buldum ve bikaç kişi daha bulup dışarı çıkalım dedim kabul etti
İşte sonunda başaracaktım sanırım
Herneyse nezamandır kendime bakmadığım kadar baktım (Saçlarımı yaptım, güzel bi kıyafet giydim, bukadar
) ve buluşma noktasına doğru hareketlendim
Buluştuğumuzda saat 13:00′dı. Arkadaşın eee napıyoruz sorusunun cevabı çok basitti
“Geziyoruz, oturmak yok akşama kadar eğleniyoruz” ama Faruk’un “sıkıosa otur” espriside gerçekten güzeldi
Şimdi yeter be amma uzattın nereye gittiniz onu söyle dediğinizi duyar gibiyim. Valla nereye gitmediğimizi söyliyim daha kısa olur
Önce biyerden başlamak lazım deyip İstiklal Caddesine gittik ama biliyorsunuzki oturamıyorum. O yüzden orada çok zaman geçmedi. Sonra napsak napsak diye düşünürken kendimizi iskelede bulduk ve vapura atladık
Ordan kadıköy ve Bağdat Caddesi
İnanırmısınız her yere girdik ve saat 18:00 olduğunda dönmeye karar verdik. Dikkat :
:D dün gülin kitap yazsana sen dedi ve kendimi denemek için buradan sonrasını heyecanlı anlatmaya karar verdim
anca aklıma geldi
……….. dönmeye karar verdik. Ama Hülya’dan mırıldanmalı bir ses geldi, karşıya bakın… Karşıda gizemli bir mekan vardı, kapısında kuru kafa, vitrininde ise ürkütücü posterler. Yaklaştık, yaklaştıkça hava daha bir kararıyor, etraf buz kesiyordu sanki. Bu bir müzik aletleri satan mağzaydı. Ama bukadar ürpertirici olması garipti. İlk adımı atııktan sonra içerisinin bom boş olduğunu farkettik, yürüdük ve yürüdük. Her tarafta gitarlar, ve black metal diye tabir ettiğimiz posterler vardı. Bir çoğunda ise kesilmiş kadınlar ve kan yeralmaktaydı bu posterlerde. Hmm evet farkındayım olmuyor
Napiyim ilham amcanın gelmesi lazım işte
Herneyse abarttım okadar korkunç bi yer değildi ama güzeldi yani
Hiç resim çekmediğimizi farkettim ve en üsteki resmi o duvarda çektim. Daha doğrusu serkan çekti. İşte buda öyle bir hatıra resmi oldu
Nası bir hatıraysa artık.
Artık dışarı çıkabiliyorum
Tek sorunum oturmak. Onuda (kodumunun) doktor dikişleri alınca becericem sanırım. Neyse halime şükretmeliyim en azından evden kurtuldum. Ve yarın içinde şimdiden bir plan yapmalıyım sanırım. Birazdan msni açtığımda bulurum elbet gezecek birilerini :))) Tüm gün ayakta olduğum için gerçekten yoruldum. Eve gelir gelmez kendimi attım yatağıma. Şu anda ölü gibi yatıyorum. Aslında bu şekilde yatan bir ölü hiç görmemişsinizdir
Neyse birazdan ezan okunacak ve öldüm açlıktan ![]()
GaMzE Demişki,
Eylül 25, 2007 @ 15:05
Yuh yuh yuh
Bukadar abartılmaz
Ne kurukafası be minnacık bi şeydi öyle
Plastikten bile olabilir
ve bence sakın kitap yazma 
utkuts Demişki,
Eylül 25, 2007 @ 15:35
Alla alla
Benmi korktum lan hülya korktu
Keşke onun resminide çekseydik. Plastikten dediğin şey senin 2 katın
(Boyun kısa, cüce yada minik kız demedim sinirlenme
sadece kurukafanın büyüklüğünü gösterdim 